13 Temmuz 2015 Pazartesi

RÜYAMDA BU DÜNYADA GÖRDÜM KENDİMİ

Bir ağacın gölgesinde uzanıp düşlerimin doğuşunu izlemeye gitmiştim o güzel yere , tam doğarken uyuya kaldım , batışına yetişti benliğim . Rüyamda bu dünyada gördüm kendimi.

Rahimle Kabir arası bir yerdeydim , ağlayışlarımla ciğerlerime soluduğum ilk dünyevi madde , uzaklardan şuraya getirecekti  ruhumu. Bu bir oyun değildi çünkü ‘’O’’ oyun oynamazdı! 
Tanımıyordum kimseleri ne annemi ne babamı ama elim uzanıyordu , boşluğu mu tuttuğumu zannedersin ey adem oğlu? Daha bir kelime bile etmezken , daha Türkçe ,İngilizce , Arapça … … bir harf bile duymamışken , derdimi anlatabildiğim bana karanlığın içinde el vereni , kim sandın sen Adem oğlu?
Büyüdüm ; ben gelirken dünyaya emanet verdikleriyle büyüdüm , ve paylaşmalıydım aynı ağacın gölgesinde oynayıp bu dünyaya düştüklerimle .Sevgiyi kutsal kılandır , bana emanet veren.
Bu dünyada işime yarasın diye beş tane insanî  şerbet dökmüş ruhuma , işit , gör, dokun , kokla , tadını hisset. Peki ben büyürken ailemi , yârimi , çocuğumun sevgisini hangi şerbet musluğundan içecektim?
Sen Adem oğlu anneni-babanı-yarini-çocuğunu hangi şerbet musluğundan içip kana kana gözlerini doldurdun? Kendinle sohbetlere dalarken kendinle mi konuştuğunu zannettin hep Adem Oğlu? Korkup gözlerin karardığında bu dünyadan göçer gibi hissettiğinde yüzünü kime çevirdin sen hep Adem oğlu?
Şerbeti zehir edip kana kana içerken sana gönderilen mukaddeslerin anlamını kanun mu sandın sen Adem oğlu? ‘’O’’ senin için şerbetin tarifini tekrar sundu , sen o ağacın gölgesinden uzaklaşıp dünyaya düştüğünde sana verilen emaneti kaybettiğin için tarif yolladı sana!
Üşengeçliğindendir ey Adem oğlu ‘’O’’da bilir , lakin unutursan sana verilen Sevgi emanetini ozaman illaki bi aç gözlerinden ruhun görsün , imanın şevkat olsun be Adem oğlu , vicdan olsun avuçlarında.Sesini duymaz sanırsan kendinle konuş , Bugün ‘’O’’nun için ne yaptın diye düşünme , bugün sevgisine ihanet edip ,emanetine hıyanet ettim mi diye düşün . ‘’O’’ o kadar büyük ki ne benim ne senin yapacağın şeylere ihtiyacı olmayandır. Sen sana verileni paylaş.
İnanmıyorsan hisselerine dön , deki yârine  ben seni çok seviyorum , ailene git iyiki varsınız  bana sevginizi hissettirdiğiniz için de. Çok rahatlıkla söyleyebilirsin değil mi ? Ama ben inanmıyorum! Hangi şerbet musluğundan içip de hissettin bunları . işittiğin için mi – gördüğün için mi  – dokunabildiğin için mi - kokusunu aldığın için mi -  elini öptüğünde tuz tadını aldığın için mi ,  hissettin tüm bu aşkı?
Hep derler ya kalben hissettiğin diye , öyle bir ruh var ki benliğinde insanî tüm haykırışlarını dile vursan göremez-duyamaz-işitemez- koklayamaz-dokunamazsın! ‘’O’’ sana öz vermiş ve içinde farkında olmadığın sevgiyi ekmiş. sen ‘O’’nun dünyaya ektiği ekinsin , çiçeklenip tozlarını diğer çiçeklere taşıyasın diye ekti seni.

Büyüdüm ve çok dillendim kendi benliğime , değişken bir mabedim vardı , içinde  dünyevi cehaletin azalıp , dara düştüğünde küfre dost olan. Aşk’a dirayeti yitirip , mabedimden kovduğumda kendimi boşluğun tavan arasındaki hiçlikle terbiye edildim.!!! Boşluğa doğru bakışlarımın ucunda sadece boşluk vardı , görmekten çekindiğim. Sonra cebimde bir ağırlık hissettim , çıkarttığımda bir tohum avuçlarımda. Boşluğuma ektim , ilk doğduğum andaki sakladığım gözyaşlarımı can suyu eyledim. Sabrettim! Bu dünyaya düşmeden önceki ağacı yeşerttim bu dünyada , keyiflendim.
Mabedime döndüm,  ceplerimde ağacın meyveleriyle döndüm . etrafıma serdim , gelin dedim . Var olduğu kadar cennet meyvelerimden yiyin , sevgimi şerbet eyleyin.


Şükrediyorum verdiği şerbetlere , dua ediyorum olmayanlara uzatsın meyvelerini diye . Eksik hissettiğim ekinlerimi eksin diye dua ediyorum , bilen sadece ‘’O’’dur diye .  




Hissetmeye çalışın cebinizdeki tohumu ve boşluğunuza ekin , sevgiyle ninniler söyleyin. Sabredin , ağaç yeşerdiğinde kendi kendinize dualar edip , meyvelerini özenle toplayıp , şükredin . Olmayanlara da verin! 

1 yorum:

  1. Hislerin, kelimelere döküşün.. Çok iyisin Ozan abi.☺ Dualarımız için, amin. 👐

    YanıtlaSil