7 Temmuz 2015 Salı

BEBEK VE MÜZİK

Daha bebekmişim birkaç aylık , uyumam için belki işe yarar diye koyulan radyo ile uyur , ''hehh uyudu hadi alalım radyoyu'' diyerek alındığında radyo , uyanıp avazım çıktığı kadar ağlarmışım , taki radyo yanıbaşıma gelene kadar...çocuk yaşlardaydım , bir gün bi klavye oldu evde haftada bir hoca eve gelip piano - klavye dersi vermeye başladı , o zamanlar da çok sıkılıyordum ödev veriyordu bana devamlı :) ben oyun oynamak derdindeydim tabi bide piano- klavye ile ilgili pek bi hevesim yoktu , öğrenene kadar!! Öğrendikten sonra orta okulda müzik öğretmenim ozan bundan sonraki törenlerde senin çalmanı istiyorum dediği zaman çok mutlu olmuştum , özellikle ilk cuma günü töreninde , klavyenin başına geçmiş ben çalıyordum İstiklal Marşını ve bütün okul bana eşlik ediyordu sanki.

Daha da öğrenmek istedim haliyle ama yaşım 13-14 ve bulutsuzluk özleminin radyodan dinlediğim ilk günü hatırlıyorum , nasıl bir his uyandırdığını beni nasıl tatmin ettiğini asla anlatamam , sadece başka bi boyuttaydım ve bu dünyada değildim , ertesi gün gitar çalma isteğiyle gitar aldırdım ve doğru derslere gitmeye başladım , sonrasında opera şan eğitimi , ney eğitimi , perküsyon eğitimi sıra geldi... 17 yaşındaydım ve ilk sahnemi yapıyordum , insanlar alkışladıkça daha çok kendime güvenim artıyordu!
Kendime güvenim artıyordu!
Bir çocuğun kendine güveni artması ,öz güveni yerinde birey olarak ileri yaşlara geçmesi gerçekten çok önemli , kendini bilen emin adımlarla yürüyebilen , psikolojik anlamda dirençli bir birey. Sakin , huzurlu ve mutlu olması adına müzik kişisel gelişimin en önemli unsuru. Okul Hayatım boyunca hep dikkat çeken , çevresinde birçok kişi olan ve benimle arkadaşlık etmek isteyen birçok çocuk vardı etrafımda . başka bi nedenden olsaydı bu popülerlik , şımarıklığı getirecekti . Kendini bilmez , insanları küçük gören , belki ileri yaşlarda da antipatik biri olabilirdim ama müzikte böyle bişey yok! bunun farkındaydım ve farkında olmam için eğitim aldığım hocaların bana bu konudaki müziğin gerçek anlamda ne olduğunu ifade eden öğretileri de vardı ,  yani sadece müzik eğitimi vermemişlerdi , şanslıydım. Gençliğe geçiş zamanlarımda daha da müzikle haşır-neşir olmuştum , birçok iyi ve kötü olarak düşündüğüm insanlarla tanıştım müzik yaparken ... çok iyi niyetli  birlikte çalıştığım insanların yanında uyuşturucu veya alkol bağımlısı olan insanlarda oldu, peki nasıl ayırım yapabildim ? yine müzikle!!! Müzik sadece notaların biraraya gelmesi veya bir müzik aletinin çıkardığı hoş sesler değildi benim için,  bir yaşam olmuştu ve bunun bi felsefesi vardı! tabiki ne tarz müzik dinlediğine ve bilimsel olarak çocukken ne dinlemen gerektiğini ve ne tarz müziklerle kişilik gelişiminin paralel gittiğini bilmekte bu konuda çok ciddi ve hassas bir durum.

Müzik benim hayatımın en can alıcı yerlerinde oldu... okul hayatımda kendime güvenim artıp , ön planda olabilecek biri oldum , askerlik hayatımda da çok işe yaradı , bir askeri tatil kampında müzisyenlik yaptım , sabah kalk saati , akşam yat saati , nöbet vs. yoktu , kamuflaj giymedim , parmak arası terliklerle sırtımda deniz havlusu gündüzleri deniz akşamları müzik yaptım : ) , evet her müzisyen bu kadar şanslı olmayabilir benimki biraz istisna ama her müzikle uğraşan askerliğinde rahat ettiğini iyi bilirim. İş hayatımda müzikten alakasız bir iş yapan biri olarak yinede müziğin verdiği nimetlerden çok yararlandım , çünkü müzik aynı zamanda matematiksel zekayı da geliştiriyor , farklı yerlerden bakmanızı sağlıyor , insan ilişkilerinizde karşınızdaki insan gibi olup düşünebilmeyi imkan sunuyor , ''bir kere benim yerimde ol da düşün'' dedirtmiyor çoğu zaman ... çok garip değil mi? Ama gerçek bu!
Sonra Yeliz'le (eşim) tanışmamız ; bir internet sitesinde benim bestelerin reklamını yaparken Yeliz'le tanıştık , müzik yapmasaydım belki de Yeliz'i hiç tanımıyor olacaktım : )
ve oğlumuz Deniz Gece , henüz anne karnındayken vivaldi dinlettik hep , günde 15 dak. kadar . zihinsel gelişimini etkilediği daha huzurlu olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış bir güzellik aslında. sonra yine anne karnında ben gitar çalardım Gece'ye , yavaş yavaş sesimi duyurmaya çalışırdım , belkide o beni öyle tanımaya başladı. Ve doğduktan sonra.... ilk banyo yaptırdığımızda banyoda vivaldi açtık:) ve su değdikçe bedenine sanki anne karnındaymış gibi parmağını azına sokup cenin vaziyeti aldığını neredeyse uyuyacağını ve rahatladığını yaşadık , Gece hiç sudan korkmadı , denize girerken hiç ağlamadı , sakin ve mutlu oluyor artık...
uykuya dalmadan önce gitarımı alıp ninni kıvamında şarkılar söylerdim yaklaşık 7 aylık olana kadar , ilk önce elini uzatım gitara dokunmak isterdi , sonra yavaş ve huzurlu bi halde uykuya dalardı , güzel de uyurdu... sıralamaya başlayınca , yarı emekleme yarı sıralamayla uyanır uyanmaz benim odama gider , onun için yerde bıraktığım gitarın yanına oturup tellere vururdu , sonra bana bakardı :) birkaç yıl geçtikten sonra müzik Gece'nin Hayatında ne kadar önem taşır bilemem ve zorlayamam tabiki ama ne yapmak isterse istesin müzikle ilgili bile olmasa da müziğin ne olduğunu niçin gerektiğini bilmesi için elimden geleni yapmaya anlatmaya çalışacağım...

Bunları okuyan ebeveynlerden, çocuğu olmasını bekleyenlerden hatta ve hatta sadece kendilerinden  umut ediyorum ki bebeklerine,  çocuklarına , kendilerine , müziğin gerçek anlamda ne olduğunu öğrensiler , öğretsinler , illa bişey çalmanıza vs. gerek yok ... çok mu sinirlisiniz açın klasik müziği sadece müziği dinleyin sevmeseniz bile kendinizi melodiler nasılmış diye meraktan dinleyin , 15 dak. kafi : ) canınız çok mu eğlenmek istiyor , bunu söylememe gerek yok insanlar müziği sadece eğlence aracı olarak bildiklerinden : )

Kalbinizin atışının da bir ritm olduğunu , çıkan sesin de bir notası olduğunu unutmayın .. heyecanlandığınızda içinizde hissettiğiniz kalp atışlarına müzik verin birkaç doz , çok iyi anlaşacaklar emin olun buna ...





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder