19 Ekim 2015 Pazartesi

KOY ONU CEBİNE, GENÇ ADAMSIN

Bugün yarı yola çıkıyorum ve yarın yolun sonundan yarı yola döneceğim.
Ortada göreceğim bilinmezliği tükenmez kalemim tükenene kadar nakşedeceğim.
Gittiğim yerin uzaklığı benden uzak , ağırlığı iki üç kuruş , cebimde var bir kuş , takas edeceğim , omuzlarıma yükleyebileceğim ağırlık kadarıyla benliğimi.
                       Avuçlarımdan kayıp gitti gülen bakışlarım , suya düştü... ıslandı. Tavan arasında kurutmaya bıraktım , kurutulmuş gülen bakışlarımla yudumlayacaktım bir kadeh hiçliği, günü ve zamanı gelince .Gün? Zaman? size tarif edebileceğim döngü. Lakin az farkla ,bendeki yiten koşuşturmayı anlatmak için süzülen anları...

Balkonumda otururken yoldan geçen  çocukları tembihledim , iki kuruş tutuşturdum ellerine ,  gidin bana sonsuz umut alıp gelin dedim , üstüyle de kendinize çocukluk alırsınız dedim , gittiler... 
            Uzun bir zaman geçti gelmediler....
Endişelendim....
      Başlarına birşey mi geldi acaba?...
Çok uzun bir zaman geçti yine gelmediler....
          Korktum....
Düştüm yollara peşlerinden, gidebilecekleri umutculara sora sora ...
                      Yolu yarıladım ....
Karşımda kendimle karşılaştım yolun sonundan gelen. 
Sordum gönderdiğim çocukları gördün mü diye.
                Güldü ....Umut bulamadım geri dönüyordum bende, dedi bana ben.
Sohbete dalmışız neden iki kuruşluk umut bulamadığını anlattı ,zaten biliyordum.
-Peki verdiğim farkındalıkları ne yaptın diye sordum...
-Yolun kenarına oturup avuç açmış Allah rızası için OY İsteyenlere verdim dedi...
-Keşke dedim yolun sonundaki çocukluk dükkanından çocukluk alsaydın kendimize dedim...
-Yolun sonundaki çocukluk dükkanı yıllar önce kapanmış dedi, yerine Avm yapmışlar dedi.
-Peki dedim okulumuz ne olmuş? Hani ipekten göğe çekilen bayrağın altında Kardeşce nereli olduğunu bilmediğimiz arkadaşlarımızla bahçesinde top koşturup aynı zille , aynı sıralarda beslenme çantamızı açıp yemeğimizi paylaştığımız kız arkadaşlarımızın erkek arkadaşlarımızın olduğu okulumuz ? 
-İmam Hatip olmuş sadece erkek çocuklar vardı onlar anlattı dedi. 
-Peki dedim Babamı gördün mü? hâlen aynı işte mi çalışıyor dedim... 
-Teğet geçerken yanlışlıkla çarpmış işsizlik dedi.
-Kardeşim ne yapıyor dedim...
-Özgürlüğümüz Barışımız Kardeşliğimiz için başka kardeşlerle toplanırken bomba patlatmışlar öldü , terörist-miş zaten dedi.
-Amcam?
-Kömür Karası vicdanların ocağında , yerin çok derinlerinde eşi-çocukları için kara ekmek zehirledi , ciğerleri yanmış..... vicdansızlıktan. dedi... 
-  peki dedim sevdiğim çocukluk aşkımı gördün mü dedim
- gördüm dedi , istemediği biriyle evlendirmişler , yüzü gözü şiş yara bere içindeydi , ne bu halin diye sordum , sağ yanım cahillik sol yanım bencillik izleri demiş.
-Hani mahellemizde bir abi vardı , hep elinde kitaplar vardı bize de okurdu, onu gördün mü ?
-bir kitap yazmış , ama basılmadan yasaklanmış boş bir kitap için ceza vermişler ...
-Peki Hani okulumuza gelen bi Subay vardı bize Atütürk'e neler borçlu olduğumuzu anlatıp vatan sevgisinin nasıl korunması gerektiğinin dersini verirdi yüzü gülümseyerek, onu gördün mü ?  
- Vatanı bölecekmiş az daha , bölmesin diye içeri atmışlar dedi.
- Peki dedim arnavut kaldırımlarındaki , hani altında kitap okunulan gece lambaları duruyormu dedim
- yok artık herkes evinde dedi , zaten sokaktaki elektiriğin parasını da evin içindekiler ödüyor onun için çıkmaya gerek yok . dedi.

Anlattı anlattı anlattı.....
elindeki iki kuruşluk umudu çıkarttı ,bu kadar bulabildim dedi ve  uzattı bana.

----Koy cebine onu dedim, genç adamsın..----